En Yeni İçerikler

– MHP Liderinden, “Malazgirt Zaferi’nin 951’inci Yıl Dönümü” Açıklaması

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, “Malazgirt Zaferi’nin 951’inci Yıl dönümü” münasebetiyle yazılı basın açıklaması yaptı. Ağustos ayında Türk milletinin birçok zaferler yaşadığına ve bu zaferlerin her birisi tarihe mühür vurduğunu, hepsi de birbirini tamamladığına dikkat çeken Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Türk tarihi, birbiriyle eklemlenmiş kutlu zaferlerin ihtişamıyla süslenmiş, muazzam ve muzaffer bir millet ruhunun itibarıyla güçlenmiş ve yükselmiştir.     Başka bir ifadeyle, mazi kayıtlarımıza geçen her zafer istiklal haysiyetimizin zırhı, istikbal hedeflerimizin ziyneti olmuştur. Ağustos ayı Türk milletinin zafer dualarının kabul olduğu, meydanlarda kabaran iman ve iradesinin zulüm ve zilleti yendiği bir aydır. Malazgirt’ten Otlukbeli’ne, Mercidabık’tan Mohaç’a, Büyük Taarruz’dan Dumlupınar’a kadar Türk milleti muhteşem atılımların, muazzez zaferlerin övüncüyle yoğrulmuştur.Bunlardan her birisi tarihe mühür vurmuş, hepsi de birbirini tamamlamıştır. Bilhassa 951 yıl önce fazilet ve fedakârlığın refakatiyle kazanılan Malazgirt Zaferi Anadolu’yu vatan yapan, zalimlerin hesabını bozan diriliş ve doğruluş şahikasıdır. Malazgirt Ovası’nda yalnızca iki ayrı ordu, yalnızca iki ayrı devlet karşılıklı olarak mevzilenmemiş; bunlardan çok daha önemlisi hak ile batıl, iman ile ihanet karşı karşıya gelmiştir. Nitekim Malazgirt Meydan Savaşı analitik bir akılla ve derinlemesine bir bakışla incelendiğinde; siyasi, askeri, kültürel, toplumsal ve dini boyutları açısından tamamen birbiriyle ters düşmüş iki medeniyetin nasıl bir mücadele halinde olduğu, nasıl bir cepheleşme içinde yer aldığı bariz şekilde görülebilecektir. Malazgirt Zaferi haklı davalarına inanmış tertemiz yüreklerin, şehadeti peşinen kabullenmiş yüce gönüllerin, mazluma dost zalime düşman kesilmiş kahraman neferlerin unutulmayacak, unutturulmayacak destanıdır. Büyük Hakanımız Sultan Alparslan’ın “Ben kendimi Allah’a adadım, benim için şehitlik de, muzaffer olmak da bahtiyarlıktır.” sözü esasen paslı kilitleri söküp atan, köhne engelleri yıkıp aşan inanmışlığın tezahür ve temin kuvvetidir. Bizans’ın asker sayısı ve silah teknolojisi konusundaki üstünlüğü kutlu ecdadımızın aklı, ahlakı, azmi ve anıtlaşmış cesareti karşısında elbette tutunamamış, nihayetinde bozgun kaçınılmaz hale gelmiştir. 26 Ağustos 1071’de Anadolu coğrafyası asıl ve ebedi sahiplerine kucağını açmış, işgal ve ilkellik son bulmuştur. Hala kıyıda köşede karanlık senaryolarla meşgul olan Bizans’ın varisleri ne yaparsa yapsın, vatan tektir, adı Türk’tür, 951 yıldır namusumuza ve mukaddesat onurumuza emanettir, dahası asla terk edilmeyecektir. Hiçbir makus oyun, hiçbir menfur tuzak Malazgirt’in şanına leke düşüremeyecektir. Zaferlerimiz geride kalmış, tarihin bir anında donmuş ve durmuş değildir. Sultan Alparslan’ın ve kahraman ecdadımızın Anadolu topraklarına diktiği var oluş ve bağımsızlık fideleri çınarlaşmış, milletimizin ve mazlum toplumların tamamını gölgesine almıştır. Bizans’ın ve kirli emellerinin dirilmesi için faal halde olanlara hatırlatırım ki, Malazgirt Zaferi’nden 851 yıl sonra düşmanı önüne kattığı gibi vatan topraklarından sürüp çıkaran taarruz şuuru hala milletimizin vicdanında kor gibi durmaktadır. Bu nedenle kötü ve kötürüm niyet sahipleri ayaklarını denk almalıdır.    951 yıl önce üzerinde yaşadığımız topraklara kardeşliğin ve kader ortaklığının tohumları saçılmış, asırlar içinde de kökleşmiştir. Çok şükür kökümüz sağlam, önümüz aydınlıktır. Malazgirt Zaferi’nden Büyük Taarruz’a kadar geçen asırlar içinde adımız, anımız ve acımız bir olmuş, birlikte gülüp birlikte ağlamanın asalet ve hissiyatı büyük Türk milletiyle vücut bulmuştur. Bilinmelidir ki, vatanın bedeli şehadet ve gazilikle ödenmiştir.   Bu duygu ve düşüncelerle Türk tarihinin her bir döneminde, milli bekanın muhafazası için emsalsiz sorumluluklar üstlenmiş, en çetin imtihanları sabır ve vatanperverlikle geçmiş kahramanlık nişanesi aziz ecdadımızı hürmet ve rahmetle yad ediyorum. Malazgirt Zaferi’nin 951’inci yıl dönümünde Büyük Hakanımız Sultan Alparslan’a, kahraman neferlerimize, Büyük Taarruz ’un 100’üncü yıl dönümünde de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, ülkü arkadaşlarına ve muhterem şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum.   Zafer günümüz mübarek olsun.     Vatanımız sonsuza kadar var olsun.”

-6+1 Masa 6.kez Toplandı, Yine Aday Belirleyemediler

Şimdiye kadar 30 kez baş başa görüşüp 5 kez de yuvarlak masa etrafında buluşan muhalefet liderleri geçtiğimiz gün Saadet Partisinin ev sahipliğinde 6. kez bir araya geldi. HDP’nin de dışarıdan destek verdiği 6+1’li masanın son toplantısında henüz aday ismi belirlenemezken ortak aday vurgusu yapıldı. CHP, İP, SP, DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti’nin bir araya gelerek oluşturduğu 6’lı masa 6. toplantısını Saadet Partisi Genel Merkezi’nde gerçekleştirdi. 6 saat süren toplantı sonrası liderlerden ortak bir yazılı açıklama yapıldı. Siyasi gözlemciler, yapılan toplantıların vatandaş adına hiçbir faydası olmadığı gibi, yaptıkları açıklamalarla adeta millet ile dalga geçtikleri iddia edildi.

– Bir Türk Markası Olan “Kamperest” Sektöre Yön Verecek.

  Doğayla bütünleşerek yaşayan kadim bir kavim olan Türklerle özdeşleşen kamp kültürü, günümüzde yeni nesil “Kamperest.com” firması ile dünyaya açılıyor.    “Önce hayalperest, sonra maceraperest, ardından Kamperest olunur.” diyen ve alanında dünya markası olma yolunda bir Türk doğa sporları şirketi, HNN Doğa Sporları, firma ortaklarının doğa sporları ve avcılık konularındaki uzun yıllara dayanan tecrübesiyle 2008 yılında şahıs şirketi olarak kurulmuştur. Dünyaca ünlü markaların, avcılık, balıkçılık, kampçılık, kayak, bisiklet, trekking, dalış, dağcılık gibi birçok farklı doğa sporlarının ekipmanlarını Ümraniye’deki mağazasında müşterileriyle buluşturan HNN Doğa Sporları Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olarak 2015 yılından itibaren KAMPEREST markasıyla mağazalaşarak sektöre yön vermeye ve geliştirmeye devam ediyor. Kamperest tüm doğa sporları ürünlerini toplumla buluşturan, liderlik misyonuyla kampçılık, çevre bilinci, doğa, doğada yaşam ve hatta afet farkındalığı konularında çalışmalarıyla sektöre önemli katkılar sağlıyor ve ürün geliştirmeye yönelik ar-ge ekibiyle online satışta her geçen gün büyümekte. Avrupa ülkelerinde pazara girmeye hazırlanan firmanın Satış ve Pazarlama Müdürü Tayfun Daylan bir Türk doğa sporları şirketi olarak firma kültürünü şöyle özetliyor: “Dünyanın en eski medeniyetlerini kuran biz Türkler tarih sahnesine çıktığımızdan bu yana hep doğayla bütün halde yaşadık. O zaman bizlerin evi çadırlarıydı. Bugün de doğa ile iç içe, bütünleşerek yaşam alanları kurmak ve geliştirmek bizlerin yaşam biçimidir. Doğa bilinciyle kampçılar yerleşim alanlarını da her zaman geliştirmiş ve korumuştur. Biz kamperest.com olarak bir ihtisas markasıyız. Bu misyonla bütünlenen marka kimliğimiz sektörün gelişmesinde öncü konumda. Doğa sporları alanında gün ve gün eklenen markalarımız ile dünyaya örnek olacak başarı hikayemizi yazıyoruz. Online satışta da liderliğimizi sürdürüyoruz. 550 noktada ürünlerimiz tüketiciye ulaşmakta ve dünyaca ünlü markalarla yarışmakta.” Tayfun Daylan ayrıca Almanya, Danimarka ve Avusturya ülkelerinden gelen birleşme taleplerini görüştüklerini ve pek yakında uluslararası bir marka olma yolunda haberler paylaşacaklarını iletti. Özellikle pandemi döneminde büyük ivme kazanan kampçılığın ve doğa sporlarının uluslararası standartlarda büyümesinde firma olarak önemli yer tutuklarını belirtti. Ayrıca Tayfun Daylan, Kamperest markasının doğa ve çevreye duyarlı bir toplum oluşturmak konusunda da hassas olduğunu, markanın bu alanda koruma ve farkındalık projeleriyle çok yönlü fayda yaratmayı yıllık hedeflerine yerleştirdiğini belirtiyor. Markanın manifestoları arasında Birleşmiş Milletler Çevre Koruma Teşkilatı tarafından yayınlanan bir doğa tasviri de yer alıyor.   Gençlere ilham olması için Kamparest’in gündeme getirdiği o özel metnin bir bölümü şöyle: “Bir su birikintisi üzerine vuran rüzgarın yumuşak sesini, yağmurun temizliğini, çam kokulu rüzgarı her şeye yeğleriz. Ormanın kokusunu taşıyan ve yağmurla yıkanmış meltemleri severiz. Hayvanlar, ağaçlar, insanlar, hepsi aynı havayı paylaşır. Toprak insana değil, insan toprağa aittir. Doğa bizim anamızdır.” Kamperest.com önümüzdeki 2 yıl içinde dünya pazarında planladığı temelleri atacak ve kampçılığın ve doğa sporlarının atası sayılan Türklerin markası olarak sektöre yön verecek.

– MHP Lideri Bahçeli Önemli Açıklamalar Yaptı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “İç ve Dış Siyasi Gündeme İlişkin” yazılı basın açıklaması yaptı. Açıklamasında, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlığına ve Türk Milletinin birliğine karşı hain emellerin olduğuna dikkat çeken Bahçeli; “Demokrasi kalpazanları, hukuk katliamcıları, milli irade dolandırıcıları zillet ittifakı çatısı altında birleşmiş ve buluşmuştur.” Dedi. Cumhur İttifakı’nın haklı ve haysiyetli yürüyüşü parlak bir başarının kapılarını aralayacağını, bunun sonucunda Cumhuriyetimizin yüzüncü yıl dönümü Türk milletinin muhteşem bir uyanışına vesile olacağını belirten Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Türkiye’mizin istikrarlı ve iddialı ilerleyiş ve yükseliş süreci hem ülke içinde hem de ülke dışında emeli ve hedefi makus olan siyasi zihniyetler ve bunun haricindeki menfur mihraklar tarafından kaygıyla izlenmektedir. Özellikle zillet ittifakı korkuya düşmüş, telaşa kapılmıştır. Siyasi rant ve çıkar devşirmek uğruna toplumsal huzur ve güveni baltalayan, bu suretle fitne seferine çıkartılan muhalefet partileri Türkiye’nin milli ve tarihsel haklarına kesif bir cephe açmışlardır. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve diğer zillet ortakları zıvanadan çıkmakla kalmamışlar, artık bayağılıklarını ve bağnazlıklarını her saha ve zeminde deşifre etmişlerdir.   Türk siyaset hayatı ruhunu ve gururunu emperyalizme satan, kullanım ömrünü zalimlerin insafına bırakan malum ve mahut partiler eliyle karalanmış, sistematik olarak kundaklanmıştır. Karşımızdaki mide bulandırıcı tablo ülkemiz aleyhine olduğu kadar demokrasi adına da vahim bir tehdit olarak belirginlik kazanmıştır. Bir masa etrafında toplanıp PKK ve FETÖ’nün senaryolarına gönüllüce boyun eğen altı partinin Türkiye karşıtlığı, milli değerlerimizle kutuplaşması izahı ve ifadesi olmayan bir çarpıklık noktasına ulaşmıştır. Emperyalizme taşeronluk yapan bu partilerin tezvirat ve tefrikaları da tahammül sınırlarını tehlikeli şekilde aşmıştır. Henüz Cumhurbaşkanı adayını dahi belirlemekten aciz bir siyasi güruhun hiç kuşkusuz aziz milletimize ve ülkemize sağlayacağı bir şey olmadığı gibi, bu kapsamda ümitvar olması dahi boş bir hayal, boşuna bir beklentidir. Müstakbel başbakanlık pozu veren bir şahsın hal-i pürmelali mizah konusu olmasının yanı sıra, “kadından imam olmaz” çıkışı ve bu doğrultuda Cumhurbaşkanı adaylığı için yanıp tutuşan Kılıçdaroğlu’nun buna ne diyeceği, nasıl bir yorum getireceği hala belirsizliğini koruyan bir muammadır. Sokak sokak gezip konuştuğu esnaflarımızdan istediği cevapları alamayınca kabalaşan ve kaskatı kesilen zihniyetlerin ne iyiliğinden, ne iradesinden, ne de demokratik nezaketinden bahsetmek mümkündür. Bir kısım tetikçi gazeteciyi ve bazı tasmalı anket şirketini maaşa bağlayan, belirli aralıklarla algı operasyonu yaptıran partilerin foyası nihayetinde ortaya çıkmıştır.  Demokrasi kalpazanları, hukuk katliamcıları, milli irade dolandırıcıları zillet ittifakı çatısı altında birleşmiş ve buluşmuştur. Aziz milletimizin iradesini gasp ve rehin almak amacıyla sipariş anketleri yayımlatanların düzenbaz siyaset taktikleri ayaklarına dolanmıştır. Bilhassa Milliyetçi Hareket Partisi’ni ve Cumhur İttifakı’nı oy oranı bazında aşağı çekip zillet ittifakını yüksek gösteren laçkalaşmış kamuoyu araştırma şirketleri esasen dış bağlantılı hain bir kurgunun içimize kadar sızmış lejyonlarıdır. Bu köksüz anketçilerden elbette hukuk nezdinde ve maşeri vicdan eşliğinde hesap sorulacaktır. Vaki hesaptan hiçbir demokrasi infazcısı kaçamayacaktır.      Türkiye’nin var oluş mücadelesini, 2023’ün muazzez hedeflerini, gücüne güç katan istikbal ve istiklal müdafaasını engelleme hevesinde olan ciğeri beş para etmez odaklar mutlaka kaybedeceklerdir. Cumhur İttifakı’nın haklı ve haysiyetli yürüyüşü parlak bir başarının kapılarını aralayacak, bunun sonucunda Cumhuriyetimizin yüzüncü yıl dönümü Türk milletinin muhteşem bir uyanışına vesile olacaktır.  Kaldı ki sömürgeleşmiş partilerin ülkemizin önünü kesme çabası tutmayacak, zillet terazisi aziz milletimizin tarihi vakarını asla çekemeyecektir. Gerçekleri çarpıtmanın hiç kimseye bir yararı dokunmayacaktır.  Türkiye bugün sağlam, sağduyulu ve milli bir iradenin marifetiyle zincirlerinden kurtulmaktadır. Son günlerde ardı arkasına sahnelenen provokasyonlar, milli birliğimizi ve dayanışma ruhumuzu hedef alan sabotajlar bizi yolumuzdan çeviremeyecektir. Bu provokasyonlardan birisi de, Sümela Manastırı’nda 9’ncu kez ayin yapmak için Trabzon’a gelen Fener Rum Patriği Bartholomeos’a ekümenik yazılı Trabzonspor formasının hediye edilmesidir. Bu yürek yaralayıcı tertip skandal olmasının ötesinde tahrik, tahrip ve taciz tonu çok yüksek bir meydan okumadır. Trabzonspor’umuza ve bu kulübümüze gönül veren muhterem vatandaşlarımıza hakaret niteliğindeki bu kepazeliğin hiçbir vicdan tarafından kabul edilmeyeceği ortadadır. Türkiye’de ekümenik diye bir kurum ve görev tanımı yoktur.  Lozan Antlaşması gereğince, Fener Rum Patriği’nin siyasi ve idari işlerle uğraşmaması, ülkemizdeki Rum-Ortodoks vatandaşlarımıza ruhani hizmet vermesi hüküm altına alınırken, Fatih Kaymakamlığı’na bağlı bir din görevlisi olmasının dışında hiçbir statüsü de olamayacaktır. Türkiye’nin dört bir koldan tuzağa çekilerek milli ve manevi hassasiyetlerinin tahriş edilmesi etap etap ilerletilen bir kumpasın içyüzünü açığa vurmaktadır. Amaç kaos çıkarmak, kriz ortamı yaratmaktır. Alevi İslam inancına mensup kardeşlerimiz üzerinde oynanan şirret oyunlar, KPSS şaibesi, etnik kimlikleri kaşıyan sinsilikler, Moody’s isimli derecelendirme şirketinin Türkiye ekonomisi hakkında kuşku uyandırma densizliği ve Azez’de Türk bayrağını yakma şerefsizliği bir kaos planlamasının birbiriyle bağlantılı olaylarından yalnızca bir kısmıdır. Türkiye’nin ufkunu perdelemek, enerjisini tüketmek, manevi direncini kırmak gayesiyle emre amade bekleyen iç ve dış odaklar eşzamanlı faaliyet halindedir. Fırsatçılar devrede, fesat yuvaları tetiktedir. Buna rağmen Azez’de al bayrağımızı yakma girişiminde bulunan soysuzların yaka paça yakalanmaları ve ihanetlerinin bedelini ödeyecek olmaları çok sevindirici bir gelişmedir. Bağımsızlığımızın sembolü al bayrağımıza el uzatan, egemenlik haklarımıza dil uzatan, milli varlığımıza göz koyan kim ya da kimler varsa bunun acıklı sonuçlarına en ağır biçimde katlanacaklardır. Ayrıca devası derdine yetmeyen, küçücük ve ipotekli aklıyla partimizi şiddetle bir gösteren selamsız sevimsiz Babacan’ın asıl şiddet ve dehşet faili bölücü terör örgütüne tek kelam edememesi, hatta teröristlere şirinlik taslaması düştüğü çukurun derinliğini göstermesi bakımından ibret verici bir hüsrandır. Bu şahsın muadili ve mukallit benzeri serok Ahmet’in Suriye’de yaşayan Kürt kökenli kardeşlerimizi istismar eden ayıplı sözleri şahsıyla müsemma olan bozgunculuğa yeni bir misaldir. Türkiye’nin Suriye konusunda attığı adımlar değerli ve isabetlidir. Bu ülkede yaşayan hiç kimse, kökeni ve mezhebi ne olursa olsun ülkemizin ötekisi veya hasmı değildir. Hepsi kardeşimizdir, aramızda tarihe, kültüre ve inanca dayanan kuvvetli bağlar vardır. Dışişleri Bakanımızın Suriyeli muhaliflerle Esad rejimi arasında barışın tesis edilmesi hususundaki yapıcı ve gerçekçi sözleri kalıcı çözüm arayışlarına güçlü bir nefestir. Bundan hiç kimsenin rahatsız olmasına gerek yoktur. Türkiye’nin Suriye ile görüşme düzeyini siyasi diyalog mertebesine çıkarması, bu çerçevede terör örgütlerinin yuvalandıkları her coğrafi alandan işbirliğiyle sökülüp atılması önümüzdeki siyasi gündem konularından birisi olmaya namzettir ve hatta ciddiyetle ele alınmaya değerdir. 2023’e kadar her alanda ve her komşumuzla normalleşme atmosferinin hakim olması samimi arzumuz ve umudumuzdur. Üzerinde yaşadığımız geniş coğrafyanın bize söylediği; çatışarak değil kucaklaşarak yaşamanın tek seçenek olduğudur. Bunu başaracak tek siyasi irade de Cumhur İttifakı’dır. Gerisi sadece fasa fisodur, fuzuli ezberdir, gürültü kirliliğidir. Türkiye tarihi müktesebatının yol haritasında mesafe aldıkça, komşularıyla tutarlı, seviyeli, saygılı ve dengeli diyaloglar kurdukça, ne zillete gün doğacak, ne küresel emperyalizm fırsat bulacak, ne de mücavir bölgelerde terör örgütleri tutunacaktır. 2023 yılı büyük Türk-İslam asrının miladı ve misakı olacaktır. Bizimle milliyetçilik yarışına girip kutlu ceddimiz ve rahmetle yad ettiğimiz Süleyman Şah’ın türbesiyle ilgili dedikodu yapan Kılıçdaroğlu’na asıl cevabı Türk milleti verecek, Dersim ayarlı bu şahsın gerçek yüzünü muhakkak ifşa edecektir. Bu ise yalnızca bir sabır ve zaman meselesidir.”

– Semih Yalçın’dan, Ali Babacan’a Sert İfadeler; “Siyasi Rakip Bellediği Herkese Çamur Atan İzansız ve Edepsiz”

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, “Siyasi rakip bellediği herkese çamur atan izansız ve edepsiz Babacan’ın dili sivri, nefesi de yalan ve iftira kokuyor. Kendi keline bile merhemi olmayan Ali Babacan, kamuoyunda ilgi çekebilmek için sık sık Genel başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye saldırıyor.” dedi. Yalçın açıklamasında şunları kaydetti: “Allah kimseyi ahlak yoksunu, yeteneksiz ve kifayetsiz muhteris eylemesin! Devasız bir partinin başında bulunan Ali Babacan; kin ve intikam uğruna, bırakınız ayağına, boğazına kadar vesayetçi siyasi şiddete batmış durumda…Siyasi rakip bellediği herkese çamur atan izansız ve edepsiz Babacan’ın dili sivri, nefesi de yalan ve iftira kokuyor. Kendi keline bile merhemi olmayan Ali Babacan, kamuoyunda ilgi çekebilmek için sık sık Genel başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye saldırıyor. MHP Lideri Devlet Bahçeli, Türk gençliğinin ve teşkilatlarının şiddet eylemlerinden, disiplinsiz hareketlerden uzak durması için ömrünü harcayan bir siyasi figür… Devlet Bahçeli’nin ardındaki MHP kadroları ve Ülkücü Hareket; sokak hareketlerine de şiddete de tevessül etmez. Türkiye’de uzun yıllardan beri şiddet denince akla PKK ve siyasi temsilcileri geliyor. Onu, ideolojik genleri dolayısıyla CHP takip ediyor. İki kavgacı mahfil, parlamentoda da dışarıda da bozacıyla şıracı gibi… Babacan ve benzerleriyse sadece şakşakçı… Milletimiz soruyor! Ey Babacan; suret-i haktan görünüyorsun da, şiddet eylemlerinin, sokak hareketlerinin ve terör olaylarının merkezindeki CHP’ye neden yamaklık ediyorsun? Niçin CHP’nin himaye ettiği HDP-PKK’ya yalakalık peşindesin?”(TÜRKGÜN)

– 5. İslami Dayanışma Oyunları Muhteşem Açılış Seremonisi İle Başladı

Konya’nın ev sahipliğinde İslam İşbirliği Teşkilatı ve İslami Dayanışma Spor Federasyonu üyesi 56 ülkeden 4 bin 200 sporcunun katıldığı 5. İslami Dayanışma Oyunları’nın açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Konya Büyükşehir Belediye Stadyumu’nda uzun süre hafızalardan silinmeyecek muhteşem bir görsel şölene sahne olan açılışta Konya’dan tüm dünyaya kardeşlik mesajları verildi. Konya’nın ev sahipliğinde gerçekleşen 5. İslami Dayanışma Oyunları muhteşem bir görsel şölenle açıldı. Konya Büyükşehir Belediye Stadyumu’nda yapılan açılış törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; İslami Dayanışma Spor Federasyonu Başkanı, Suudi Arabistan Spor Bakanı Prens Abdülaziz bin Turki el-Faysal el Suud, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Cezayir Başbakanı Eymen bin Abdurrahman, Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha, ülkelerin spor bakanları, federasyon başkanları, sporcular, çok sayıda protokol üyesi ile vatandaşlar katıldı. AÇILIŞ MUHTEŞEM BİR GÖRSEL ŞÖLENE SAHNE OLDU Uzun süre hafızalardan silinmeyecek muhteşem bir görsel şölen sunan tören öncesinde Türk Hava Kuvvetleri’nin akrobasi timi Türk Yıldızları’nın gösteri uçuşunu sporseverler ilgiyle takip etti. Saha zemininde sergilenen Türkiye’nin güzellikleri ile Türk bayrağı koreografileri de büyük alkış aldı. Göz alıcı ışık ve havai fişek gösterilerinin yer aldığı açılışta çeşitli koreografiler sahnelendi. Halk oyunları gösterisinin de büyük ilgi gördüğü gecede en fazla beğeni toplayan gösterisi ise dronelarla yapılan Mevlana silueti oldu. İslam dünyasının önemli müzisyenlerinden Maher Zain de 5. İslami Dayanışma Oyunları’nın açılış töreni öncesinde konser verdi. OYUNLARIN AÇILIŞINI CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN YAPTI 56 ülke takımlarının geçit törenini izleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’yi temsil edecek sporcuların geçit törenini ise ayakta takip etti. Stadı dolduran vatandaşlar 461 Türk sporcuyu büyük bir coşkuyla karşıladı. Dünya Belediyeler Birliği Başkanı ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın da ilgiyle takip ettiği organizasyonun açılışında Konya’dan tüm dünyadan kardeşlik mesajları verildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan oyunların açılışını besmele ile yaptı. Erdoğan, “5. İslami Dayanışma Oyunları spor faaliyetlerini başlatıyorum. Tüm emeği geçenleri şahsım, milletim adına tebrik ediyorum. Hayırlı, uğurlu olsun.” ifadelerini kullandı. “TÜM İSLAM ALEMİNE YARAŞIR BİR ORGANİZASYONA İMZA ATACAĞIZ” Açılışta konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, sporun çok önemli anlamları olduğunu dile getirerek şöyle konuştu: “İnşallah sadece şehrimize ve ülkemize değil, tüm İslam alemine yaraşır bir organizasyona imza atacağız. Biliyoruz ki uluslararası spor organizasyonlarının sadece sportif etkinlik olmaktan öte anlamları var. Sporun birleştirici gücü böyle organizasyonlarda daha fazla ön plana çıkıyor. Ülkelerimiz arasında bağın ve kardeşliğin gelişmesine vesile oluyor. Zira yeryüzü bugün barış ve esenliğe, selamete, kardeşçe birbirinin hukukunu korumaya hasrettir. Aşk ve sevginin vatanı, hoşgörünün temsilcisi Hazreti Mevlana’nın şehri Konya’dan bir kez daha duyurmak isteriz ki hayat dini olan İslam, barış ve esenlik ile eş anlamlıdır. Oyunlar da ilhamını ve ışığını İslam’ın bu barış ve kardeşliğe davet eden evrensel kutlu çağrısından almaktadır.” KONYA 2021 UNUTULMAYACAK BİR SPOR ŞÖLENİ OLACAK Kasapoğlu, oyunları düzenlemek için büyük bir gayret ve heyecanla çalıştıklarını anlatarak, “Hem oyunlar boyunca kullanılacak hem de oyunlardan sonra ülkemiz ve dünya sporcularına hizmet edecek muhteşem eserleri Konya’mıza ve ülkemize kazandırdık. Tüm dünyaya İslam ülkelerinin sportif organizasyonlar alanındaki yetkinliğini gösterebilmenin gururunu yaşamaktayız. İnşallah tüm bu gayretlerin sonucunda Konya 2021, unutulmayacak bir spor şöleni olacak. Dünyanın farklı ülkelerinden Türkiye’ye gelen siz değerli misafirlerimiz, inşallah ömür boyu mutlulukla anacağınız hatıralarla ülkemizden ayrılacaksınız.” diye konuştu. “4 BİN SPORCUYU BİR ARAYA GETİREN TÜRKİYE’Yİ TEBRİK EDİYORUM”   İslami İş Birliği Teşkilatı Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha, İslam ülkelerinin bir araya gelmesinin önemli olduğunu belirterek, “İslam ülkelerinin dayanışması ve bir araya gelmesi, insanların tanışması ve kaynaşması adına bu tür organizasyonlar önemli rol oynamaktadır. Yine aynı şekilde İslam İşbirliği Örgütü üye ülkelerinin gençliği ve sporun ilerlemesine olan bağlılığının bir kanıtı olarak, İslami coğrafyadaki insanları bir araya getirmek ve İslami değerleri pekiştirmek adına önemli bir adım atmış olduk. Burada 4 bin sporcuyu bir araya getiren Türkiye’yi tebrik ediyor ve İslami dayanışmanın somut bir örneği olması nedeniyle dünyanın en önemli spor etkinlikleri arasında sayılan bu etkinliği düzenlediği için teşekkür ediyorum.” açıklamasını yaptı. “BUGÜN TEK BİR BAYRAK ALTINDA, DAİMİ KARDEŞLİK ETRAFINDA BULUŞUYORUZ” Uluslararası İslami Dayanışma Spor Federasyonu (ISSF) Başkanı ve Suudi Arabistan Spor Bakanı Prens Abdülaziz bin Turki el- Faysal el Suud ise yaptığı konuşmada, “Bugün bu önemli toplantıda tek bir bayrak altında, daimi kardeşlik, büyük bir hedef etrafında buluşuyoruz. Çünkü İslam’dan daha yüce ve daha barıştan daha güzel bir din yoktur. Çünkü İslam ilk yıllarından itibaren spora özendirmiş, yüzmeye, atıcılığa ve at biniciliğine insanları desteklemiş ve onları bu sporları yapmalarına bir şekilde rehberlik etmiştir. Bu büyük buluşmaya katılan her sporcu gerçek rekabetin temiz yüzünü ve sahip olduğu büyük spor değerlerini ortaya koyacaktır. Organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederim. Katılan tüm sporculara bol şans ve başarılar dilerim.” diye konuştu. İslam İşbirliği Teşkilatı ve İslami Dayanışma Spor Federasyonu üyesi 56 ülkeden 4 bin 200 sporcunun katıldığı organizasyon 18 Ağustos’ta gerçekleştirilecek kapanış programı ile sona erecek.

– Konya Büyükşehir Belediyesinden Ücretsiz Konya Çocuk Film Günleri

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl beşincisi düzenlenecek Konya Çocuk Film Günleri 29 Temmuz Cuma günü kapılarını ziyaretçilerine açacak. Çocuk Film Günlerinde; ücretsiz film gösterimleri, müzikal çocuk tiyatroları ve çeşitli atölye etkinlikleri çocuklarla buluşacak. Konya Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl beşincisini düzenleyeceği Konya Çocuk Film Günleri 29 Temmuz’da başlıyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, çocukların hayal dünyalarını zenginleştirmek, onlara hoşça zaman geçirmek için düzenleyecekleri Konya Çocuk Film Günleri’nde çok özel aktivitelerin yer alacağını belirtti.         Başkan Altay, “Bu yılki Konya Çocuk Film Günleri’nde 4 salonda 8 sinema filmi gösterimi, 2 salonda ise masal atölyeleri olacak. Otopark alanında ise çocuklara yönelik müzikal tiyatrolar, etkinlikler ve atölyeler gerçekleştirilecek. Bütün çocuklarımızı ve ailelerimizi etkinliğimize davet ediyorum.” dedi. M1 Konya Alışveriş Merkezi ve Avşar Sinema Salonlarında 29, 30 ve 31 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek Konya Çocuk Film Günleri, 11.00-23.00 saatleri arasında misafirlerini ağırlayacak.

Konyaspor 10 kişiyle tur kapısını araladı!

0

Konyaspor, UEFA Avrupa Konferans Ligi 2. eleme turu ilk maçında Bate Borisov’u 3-0 mağlup etti.

 
BATE Borisov ile Konyaspor, Belarus ekibinin ev sahipliğinde MEDAŞ Konya Büyükşehir Stadı’nda karşı karşıya geldi. Müsabakayı Konyaspor 3-0 kazandı. Konyaspor, 39. dakikada Bytyqi’nin golüyle öne geçti. Temsilcimizde 41. dakikada Uğurcan Yazğılı ikinci sarıdan kırmızı kart gördü ve takımı 10 kişi bıraktı. İlk yarı Konyaspor’un 1-0’lık üstünlüğüyle sona erdi. Konyaspor 58. dakikada Michalak ve 90+5. dakikada Muric’in golleriyle sahadan 3-0 galip ayrıldı. Karşılaşmanın rövanşı, 28 Temmuz Perşembe günü Konyaspor’un ev sahipliğinde oynanacak. BATE Borisov: 0 – Konyaspor: 3 Stat: MEDAŞ Konya Büyükşehir Hakemler: Gustavo Fernandes Correia, Pedro Ribeiro, Paulo Bras (Portekiz) BATE Borisov: Kudravets, Nechaev (Dk. 80 Shumanski), Filipovic, Bordachev, Bessmertny, Dragun, Bacharou, Malkevich, Vasilevich (Dk. 53 Orashkevich), Milic, Gromyko (Dk. 68 Sharkouski) Konyaspor: Sehic, Ahmet Oğuz, Uğurcan Yazğılı, Calvo, Guilherme, Hadziahmetovic, Soner Dikmen (Dk. 86 Pavicic), Michalak (Dk. 68 Amilton), Çekiçi (Dk. 46 Adil Demirbağ), Bytyqi (Dk. 77 Muric), Cikalleshi (Dk. 68 Muhammet Demir) Goller: Dk. 38 Bytyqi, Dk. 57 Michalak, Dk. 90+4 Muric (Konyaspor) Sarı kartlar: Dk. 79 Sehic (Konyaspor), Dk. 85 Bacharou (BATE Borisov) Kırmızı kart: Dk. 40 Uğurcan Yazğılı (Konyaspor)

– Milliyetçi Hareket Partisi Miting Programları Başlatıyor

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi, Medya, Tanıtım ve Halkla İlişkiler Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada 4 Eylül Pazar gününden itibaren açık hava toplantıları düzenleneceği belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:   “Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhuriyet’in 100’üncü yıl dönümü olan 2023’de yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerine bütün imkan ve inancıyla hazırlanmaktadır.         Bu kapsamda 29 Temmuz 2022 tarihinden itibaren tekrar başlayacak olan “Adım Adım 2023; İlçe İlçe Anlatma ve Aydınlatma” Toplantılarının yanı sıra, 4 Eylül 2022 tarihinden itibaren, Sivas Kongresi’nin ruhuyla, yine Sivas ilimiz merkez olmak suretiyle “Amasya, Tokat, Çorum, Yozgat” il teşkilatlarımızın ve aziz vatandaşlarımızın katılımıyla “2023’e Doğru: Aday Belli, Karar Net” Temalı Açık Hava Toplantılarının ilki düzenlenecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”  

– Konya Büyükşehir Mehter Takımı Her Hafta Vatandaşlarla Buluşuyor

Konya Büyükşehir Belediyesi Mehter Takımı, şehrin sosyal ve kültürel hayatına katkıda bulunmak ve mehteran ruhunu yaşatmak amacıyla her hafta Salı günleri Zafer Meydanı’nda, Cuma günleri ise Mevlana Meydanı’nda konser veriyor. Konya Büyükşehir Belediyesi Mehter Takımı’nın Zafer Meydanı ile Mevlana Meydanı’nda gerçekleştirdiği konserler vatandaşlardan ilgi görüyor. Türkiye’nin en köklü bando ve mehter heyetlerinden birine sahip olan Konya Büyükşehir Belediyesi, pandemiden dolayı ara verdiği mehteran konserlerini yeniden Konyalılarla buluşturmaya başladı.  Konya Büyükşehir Belediyesi’nin şehrin sosyal ve kültürel hayatına katkıda bulunmak ve mehteran ruhunu yaşatmak amacıyla gerçekleştirdiği konserler; Salı günleri saat 14.30’da Zafer Meydanı’nda; Cuma günleri de saat 15.00’te Mevlana Meydanı’nda büyük coşkuya sahne oluyor. Verilen konserlerin yanında eğitim öğretim yılı içinde okullarda İstiklal Marşı okumaları da gerçekleştiren Konya Büyükşehir Belediyesi Mehter Takımı, okullardaki çeşitli etkinliklerde de öğrencilerle bir araya geliyor.