Terör ve İtibar

Türkiye uzun yıllardır terörle mücadele eden bir ülke durumundadır. Mücadele ettiğimiz terör sadece PKK değildir. PKK ihanetiyle baş edeceğimiz anlaşılınca, devreye PYD, YPG, FETÖ ve DEAŞ gibi başka ihanet yapılanmaları da sokulmuştur. Artık herkes çok iyi biliyor ki, Türkiye kendi imkanlarıyla her türlü terörle baş edecek güçtedir. İşin püf noktası tam da burasıdır. Karşımızda sadece terör örgütleri yok. Onların arkasındaki devletler kendilerini gizleme gereği dahi duymuyorlar.
 İHANET ÇOK KAPSAMLI
PYD-YPG terörü ABD ve Rusya başta olmak üzere Avrupa ülkeleri tarafından açık ve aleni şekilde destekleniyor. Bu destek kağıt üzerinde de kalmıyor. Silah veriyorlar, destek sağlıyorlar, eğitiyorlar ve saldırtıyorlar. Bu kadarla da kalmadı, şimdi ağır silahlar, füzeler ve hatta tank vermeye başladılar. Hiç kimse DEAŞ’la mücadele için bunların yapıldığını söyleyip de aklımızla alay etmesin. YPD’ye verilen silahlar PKK üzerinden bize, bizim varlığımıza yöneliyor. Dolayısı ile çok kapsamlı, çok girift ve amansız bir ihanetle karşı karşıyayız. Karşımızdakiler her kim olursa olsun, bu mücadeleyi tam ve etkili biçimde veremezsek, terör hiçbir zaman bitmeyecektir.
AKIL ALMAZ YANLIŞLAR YAPILDI
Türkiye 35 yıldır terörle mücadele ediyor. Bu konuda dünyanın en tecrübeli, en birikimli ülkesidir. Terör örgütlerini bu kadar azdıran ve çeşitlendiren şey sadece açık düşmanlık yapan devletler ve onların desteği değildir. Yapılan akıl almaz yanlışlar onların işlerini kolaylaştırmış ve ilerlemelerini sağlamıştır. Müzakere ederek terörü çözmek gibi akıl almaz bir yanlış yıllarca sürdürüldü. Ve bunun ağır ve acı sonuçlarını millet olarak hep birlikte ödemek zorunda kaldık. Mücadele yerine müzakere yapılırken, bunun büyük ve affedilmez bir yanlış olduğunu, çok kötü sonuçlar doğurup ülkenin varlığını ve birliğini tehdit edecek noktaya ulaşacağını ısrarla ve inatla anlatmaya çalıştık. Bu kadarla da kalmayacağını, PKK’nın elde ettiklerinin başka terör örgütlerini de azdıracağını ve herkesin payına düşeni alabilmek için sıraya gireceğini iddia ettik. Keşke yanılsaydık. Biz bunları yazıp söylerken, akıl almaz şeylerle suçlanıp, kandan beslenmekle itham edildik. Hakkımızda davalar açıldı. Sonuçta bizim tahminlerimiz doğru çıktı. İkazlarımızın ne kadar haklı olduğu ispatlandı. Bu akıl almaz teslimiyeti fırsat bilen PKK fiili durum oluştururken, onların arkasındaki devletler de artık kendilerini gizleme gereği dahi duymadan her türlü yardım ve destek için seferber oldular. PKK PYD’yi,YPG DEAŞ’ı, FETÖ hepsini birden besledi. Birbirleri için emsal oldular ve azdıkça azdılar. Sınırlarımız bataklığa dönerken, ülkenin belli bir bölgesinde devlet etkisizleşti. FETÖ 15 Temmuz ihanetine cüret ederken, böyle bir ortamın varlığını fırsat bildi.
ÇOK AĞIR BEDEL ÖDEDİK
Bir musibet bin nasihatten daha evladır. Bizim uyarılarımızı, nasihatlerimizi dikkate almayanlar, terör musibetinin yakıcı ve hazin etkisi karşısında yanlışlarının nihayet farkına vardılar. Açılım ve çözüm ihanetlerine son verildi. Geri çekilen devlet yeniden sahaya girdi. Kışlalarından çıkamayan güvenlik güçlerimiz devreye sokuldu. İhanet o kadar yaygınlaşmış ve ileri gitmişti ki, yeniden kontrolü sağlamak için çok ağır bedeller ödedik. 15 şehit birden verdiğimiz günler oldu. Şehirlerdeki hendekleri kapatabilmek için kelimenin tam anlamıyla bir kurtuluş savaşı verildi. Kahraman güvenlik güçlerimiz canlarını dişlerine takarak bu hainlere hadlerini bildirdiler. Diğer taraftan bu hainlerin siyasi uzantıları için meclisten dokunulmazlıkların kaldırılması kararı çıktı. Sınırlarımızın temizlenmesi için Fırat Kalkanı Operasyonu başlatıldı. Biraz zor oldu, ama terör yeniden kontrole alındı. İhanet bastırıldı. Huzurun tam olarak sağlandığını henüz söyleyemiyoruz, ama çok büyük ilerleme kaydedildiğini ve bu kalleşlerin artık hayat alanı bulamadıklarını büyük bir memnuniyetle görüyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri son dönemde büyük bir temizlik harekatı başlatmış durumdadır ve kısa zamanda kesin sonuç alınacaktır.

İÇERDEKİ VE DIŞARIDAKİ ETKİLERİ
Devletin terörle adam gibi mücadele etmesi sadece huzurun sağlanmasıyla sonuçlanmıyor. Bunun içeride ve dışarıda da çok önemli ve gidişatı değiştirecek etkileri oluyor. Devletin bölgede varlığını yeniden hissettirmesi, uzun zamandır terör örgütün baskısı altında kalan vatandaşlarımız için çok büyük bir rahatlama getirmiştir. Vatandaş her zaman devletinin yanındadır, yeter ki devlet vatandaşına sahip çıksın. Bu kararlı mücadelenin dışarıda etkileri de ortaya çıkmaya başlamıştır. PKK dışındaki terör örgütleri artık, o kadar azgın değiller. DEAŞ sınırlarımızdan uzaklaştırılmıştır. YPG-PYD Suriye sınırımızda varlığını sürdürüyor, ama artık çok iyi biliyorlar ki, her ihanetleri mutlaka karşılık bulacak ve hadleri bildirilecektir. ABD’nin açık desteğine rağmen, Türkiye’ye yönelik eylemleri çok sınırlı kalıyor. FETÖ ile mücadele henüz istenilen neticeye ulaşılamamıştır. Bu kanlı örgütün siyasi uzantılarına bir türlü sıra gemlememesi son derece düşündürücüdür ve hükümetin en büyük zafiyetini oluşturmaktadır.
MASADA ELİMİZ GÜÇLENDİ
Terörle mücadelede elde edilen başarı içeride huzuru sağlarken, dışarıda da itibarı ve saygınlığı olumlu biçimde etkiliyor.Teslim olmuş, ihanet güruhların paylarına düşeni alabilmek için sıraya girdiği bir ülke görüntüsü ile itibar kazanmak mümkün değildir. Tam tersine karşımızdaki ihanet ne kadar amansız, ne kadar girift, ne kadar dış destekli olursa olsun, hiçbir şekilde sonuç alamayacağı bütün dünyaya gösterilirse, masada eliniz güçlenir. Bugün terörle çok doğru ve haklı bir mücadele veriliyor. Kesin sonuç alınıyor ve dünyanın karşısına bu başarıları sağlamış bir ülke olarak çıkıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanının şu sıralarda devam eden gezilerinde bunun etkilerini net olarak gördük. Rusya ve Çin’den sonra ABD’de masaya terörle mücadelede büyük başarı sağlamış bir ülke olarak oturacağız. Ve bunun sonuçları da çok farklı olacaktır. Yeter ki, bu kararlığı sürdürelim.

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık