• 44
    0

    Önce beşeri coğrafyadan başlayalım. Yani “Nüfus”tan!.. “Kalabalık” veya “partililer” sözü, bu “taarruz gücü”nün yanında hafif kalır. Evet, Pazar günü Ülkücüler, Ankara Spor Salonuna bir “taarruz” formunda gelmişlerdi. “Lidere uzanan eller kırılır” meyanında… “MHP’liler” yerine “Ülkücüler” demeyi tercih ediyorum; çünkü bana göre böylesine Ülkücü bir lidere yoldaş olmak, bizatihi “Ülkücülük”tü!.. Özellikle son iki yılda, MHP’de yaşanan ...
  • 44
    0

    AKP’de Abdullah Gül’ü “kurtarıcı” olarak gören siyasi ayak, muhalefetin dozunu sinsice artırıyordu ki… 696 sayılı KHK resmî gazetede yayınlandı. Yayınlandı ve bir turnusol kâğıdı etkisi yaptı! Abdullah Gül, kendisine sorulmuş gibi hemen metni “muğlak” bulduğunu açıkladı. CHP, Gül’ün sözlerini, “linci meşrulaştırma” diye tamamladı. İP’liler, sanki ortada hüküm giymiş binlerce suçlu varmış gibi KHK’yı “Genel Af” ...
  • 39
    0

    Amerika Birleşik Devletleri’nin Ortadoğu’daki stratejik varlığının bir genel dört de özel sebebi vardır. Genel sebebi “dünya hâkimiyeti” olarak iki kelimeyle özetleyebiliriz. Özel sebepler ise Petrol, İsrail, Kudüs ve İslam’dır. İsrail dedikten sonra bir de “Kudüs” dememizin sebebi, Kudüs’ün Hıristiyanlar ve özellikle Evangelistler açısından da önemli olmasıdır. *** İki Parçalı İpek Mendil Kudüs, 1. Haçlı Seferinde ...
  • 38
    0

    Atatürk sevgisi takiyye midir?.. Bugünlerde ekranlarda konuşulanlar bunlar. Genellikle de boş konuşuyorlar. Ben AKP’nin bugününü, bundan 5,5 yıl önce açık açık anlatmışım!.. O zamanlar, diyalogcu, açılımcı bir barış süreci tam gaz devam ediyordu. “Akepedia Yazıları” üç bölümden oluşuyordu. Sonuna bir de “Akepedik Sözlük” eklemiştim. Bana göre AKP, dönüp dolaşıp sonunda hayatın gerçekleriyle tanışacak, bu daimi ...
  • 36
    0

    1- Sevgisizlik… Milli bekanın ilk düşmanı “sevgisizlik”tir. Bazılarının jakobenizm dediği bu kurumsal sevgisizlik, aslında Milliyetçiliğin kuvveden fiile geçirilememesinden kaynaklanmıştır. Çarığını yemek pahasına kurtuluş savaşı veren ve cumhuriyeti kuran vatandaşlar, önce 1924 anayasasında “Türk Milleti” olarak tanımlanmış, sonra da hükümet kapısında azarlanmışlardır. Soldaki propaganda türkülerine: “Muhtar anamı kaçırdı; oy babo oy oy!..” olarak, sağdaki realist şiirlere: ...
  • 43
    0

    Siz hiç güzel, başarılı ve ahlaklı insanları dedikodu yaptığına şahit oldunuz mu? Ben olmadım. Hatta eğitim sorunlarını çözmüş toplumlarında bu sorunun daaşılmış olduğunu tahmin ediyorum. En azından ideal bir medeniyette böylesuikast nitelikli dedikodularınyapılmadığını düşünüyorum. Ülkücü Harekette hiç olmamasını tercih ederdim; ama en azından cennette yoktur.Buna inanıyorum. Şahsen dedikoduya, söylentiye, iftiraya cevap vermeyi zül sayan bir ...
  • 40
    0

    40 yıldır takip ettiğimiz “devrimci” haber tekniklerine yabancı değiliz. Hatta bunlara artık o kadar aşinayız ki “Çarşamba”nın haberine bakarken “Perşembe”yi görmekteyiz. Aydınlık’taki “Darbeci Subaylar Akar’ı Darbecilikle Suçladı” manşeti pek çok göz tarafından sıradan bir mahkeme haberi gibi görünebilir. Ancak Ülkücü gözler, bu haberin içinde “başka şeyler” görmektedir. Aydınlık’ın yarı askeri bir ideolojik mücadelenin tetik düzeneği ...
  • 49
    0

    Umutların sararmasından mıdır, kalplerin kararmasından mıdır? Konfordan, rahatlıktan mı; yoksa fıtrattan mıdır, bilinmez!.. Her fırsatta bölünüp parçalanıyor, sonra da çatışıyoruz. “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez” sözünü, her vesileyle unutuyoruz. Farklılıkları, bir veba salgını gibi elden ele taşıyoruz. Aslında insanın kavgaya meyyal olduğunu aile içi kavgalardan biliyoruz. Kavga veya tartışma, adına ne derseniz deyin… Hayatın ...
  • 44
    0

    Her vatansever gibi vatanımızı, her Milliyetçi gibi milletimizi kimseyle kıyaslayamayız. Ancak biz nereden bakarsak bakalım, “uzak batı”dan bakıldığında Türkiye ile Mısır, tarih, kültürel muhteva ve hacim bakımından birbirine benzeyen ülkelerdir. Aradaki belirgin fark, Mısır’da milli bir inkılap yerine darbeyle ikame edilen bir modernleşme sürecinin yaşanmasıdır. Türkiye’ye nazaran geciken ve soğuk savaş dönemine denk gelen bu ...
  • 39
    0

    Askeri reformlarla başlayan batılılaşma maceramızı irdeleyen pek çok eser kaleme alınmıştır. Osmanlı çözülme devrini inceleyen buçalışmalarda doğu – batı mukayeselerine yer veren bölümler vardır. Eserlerin çoğunda,kalem döner dolaşır; oryantalistlerin “ayrı dünyalar”teşhisinekatılır! Sanki iki evlat arasında yaradılıştan gelen bir mizaç farkı vardır. Oysa ne batıdaki insanlar doğudakinden daha akıllı, ne de doğudaki yöneticiler, batıdakinden daha aptaldır. ...