Kalaycı, Milli otomobilin Konya’da üretilmesini istedi

12 Kasım 2017

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreter Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Plan ve Bütçe Komisyonunda, Kalkınma Bakanlığı Bütçe Görüşmeleri esnasında gündeme getirdiği konular ile ilgili basın açıklaması yaptı. Kalaycı yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer  verdi.
“Özellikle ağır sanayi yatırımlarının Marmara Bölgesi’nde sıkıştığını herkes kabul ediyor. Artık bu yatırımları Konya gibi, Kayseri gibi, Mersin gibi, Ankara gibi, Erzurum gibi Anadolu’ya kaydırmamız gerekiyor. Bu konuda da alınacak kararlarda bunu gözeten bir yaklaşım içerisinde olmamız gerekiyor. Bu kapsamda da Konya ağır sanayi yatırımları açısından önemli özellikleri olan, avantajları olan bir ilimiz.
Konya’mız çok istiyor Türk malı ilk millî otomobilimizin Konya’da yapılmasını. Bunu Konyalılar bekliyor, Konyalı olarak bekliyoruz. Konya otomotiv sanayisinde önde gelen bir şehir, bir otomobilin her türlü parçasının üretildiği bir yer Konya. 5 babayiğidimiz de herhalde Konya’nın seçilmesinden memnuniyet duyar diye düşünüyorum.
Konya’nın birçok ilden büyük ilçeleri var, Akşehir, Ereğli, Beyşehir gibi ama Konya 2’nci bölge olduğu için bu ilçelerim geri gidiyor. Komşu il 3’üncü, 4’üncü bölge olunca yatırım alamıyor. Konya’nın 28 ilçesi var taşrada. Bu 28 ilçede il merkezinin sosyoekonomik gelişmişliğini yakalayan bir ilçe yok hatta sosyoekonomik gelişmişlik açısından 6’ncı bölgeden daha geri durumda olan ilçeler var. Bunun teşvik sistemini bu şekilde dar bölge uyarlarken bunların da dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum, haksızlık oluyor,
KOP İdaresiyle ilgili “İlk sekiz aylık harcama neden düşük?” Maliyeden aktarma mı Çok cüzi bir harcama görünüyor, dikkatimi çekti. elimde bir tablo var, bu tabloda Onuncu Kalkınma Planı ile son orta vadeli programın 2018 hedeflerini karşılaştırıyor; tabii, millî gelirde bir revizyon olduğu için millî gelir rakamlarını da yeni millî gelir serisine revize eden bir çalışma.
Türkiye olarak büyüme rakamlarına baktığımız zaman dikkat çekici bir durum var, son yıllarda, son beş yıla baktığımız zaman, ekonomi büyüyor ama ekonomi büyüdükçe işsizlik artıyor, ilginçtir; kişi başına düşen millî gelir azalıyor. Bir ülke ekonomisinin makroekonomik performansının değerlendirilmesinde öncelikle enflasyon, işsizlik, millî gelir, bütçe açığı, cari açık bakılan şeyler bunlar.
Bu açıdan da baktığımız zaman durum pek de iç açıcı değil. Zaten kırılgan beşli ekonomiler arasında artık sürekli durur hâle geldik kadrolu hâle geldik, diğer ülkelerde değişiklikler oluyor ama Türkiye kırılgan beşli arasında yer almaya devam ediyor. Yapısal reformları artık gündeme alalım, bir an önce bizim de bu konuda Hükûmete gerekli desteği vereceğimizi buradan ifade ediyorum. Ülkemizdeki en önemli sorunlardan birisi de bölgeler arası gelişmişlik farkları. Bu konuda çalışmalar var mı?
60’lı yıllardan bu tarafa bölgeler arası farkları azaltmak amacıyla proje, plan, programlar hazırlanıyor. Ayrıca bölge kalkınma idareleri kuruldu. 1989’da GAP Bölge Kalkınma İdaresi, 2011 yılında da işte KOP, DAP, DOKAP Bölge Kalkınma İdareleri kuruldu. Bu idareleri kurduk ama kurumsallaştıramadık. Bu yönetim süreçlerinde personel yapısının geliştirilmesine dönük düzenlemeler yapılacağını vadediyorsunuz ama hiçbir şey yapılmadı.
64’üncü Hükûmet Programı’nda altı ay içinde yapılacak eylemler arasındaydı ama yapılmadı. Kalkınma ajanslarında da aynı sorun var. Personel ücretleri arasında bile farklılıklar var bölge kalkınma idareleri, kalkınma ajansları arasında. Bölge kalkınma idarelerini kurumsallaştırmamız lazım, personelin, çalışanların haklarını vermemiz lazım.
KOP bölgesinde vilayet sayısı arttı, kaynak yine artmadı.
Daha sonra da 2015’te, 2014-2018 dönemini kapsayan KOP, DAP, DOKAP ve İkinci GAP Eylem Planı açıklandı. Baktığımız zaman, rakam olarak en düşük 9,9 milyar lirayla KOP bölgesi. Hâlbuki KOP bölgesindeki vilayet sayısı da arttı. Baştan Konya, Karaman, Aksaray, Niğde varken Nevşehir, Yozgat, Kırşehir ve Kırıkkale de eklendi. Rakam artmadı. Bölgelere bu yılki tahsis edilen kaynaklar, ödenekler hep 4,6; 4 milyar düzeyindeyken, KOP bölgesindeki yine 2 milyar.
İlçelerimiz, beldelerimiz, köylerimiz boşalıyor. Bölgesel gelişmeden kasıt şu mudur: “Mahalledeki, beldedeki, köydeki insanımız, pılını pırtını topla, şehre göç.” Çünkü yaşanan bu, 2007’dir adrese dayalı nüfus istatistiklerinin başladığı tarih, TÜİK’in, 2007’ye göre ne olmuş diye baktım ilçelerimizin durumuna. Hepsinin nüfusunda azalma var. Bir iki istisna var. Yüzde 30’un üzerinde nüfusu düşen ilçelerim var. Bu durumun genelde birçok il için de aynı olduğunu düşünüyorum.
Büyükşehir Yasası, iddia edilenin aksine o da göçü hızlandırdı. Göçü önleme, insanımızı yaşadığı yerde bırakma konusunda bir katkısı olmadı ve demin de ifade ettim, Türkiye’nin en geri kalmış, en gelişmemiş yeri bana göre Toroslar, Toroslar boşalıyor. Yüzde 30’un üzerinde nüfus azalışı olan yerler Toroslar bölgesindeki ilçelerimiz. Bunların dikkate alınması lazım.
Cazibe Merkezleri Programı’ndan hiç bahsetmediniz Sayın Bakanım. Başbakanlık sorumlu bundan.Biz de destek verdik. Bizim de Milliyetçi Hareket Partisi olarak hazırladığımız programımız var. Hatta ondan da yararlanılmasını istedik uygulamada ama tıkandı mı, kaynak sorunu mu yaşanıyor? O konuda pek bilgi vermediniz.”
Mustafa Kalaycı, ayrıca kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’a şu soruları yöneltti:
“ Konya Ovası’na havza dışından su temini konusunda yeni proje çalışmaları var mı, varsa hangi aşamada?
 Bölge kalkınma idaresi çalışanlarının sorunları konusunda. Size bağlı iki kurum çalışanları arasında ücret yönünden uçurum var. Ajanslar ile bölge kalkınma idarelerine baktığımız zaman. Bölge kalkınma idarelerinin hem kurumsallaşması anlamında gerekli mevzuat çalışması hem de personelinin özlük haklarının iyileştirilmesi konusunda çalışma yapılması lazım. Bu konuda bir çalışmanız var mı?”

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık