Kalaycı, “Elektrik Abonelerinden TRT Payı Kaldırılsın”

16 Haziran 2017

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreter Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa KALAYCI, TBMM Genel Kurulunda Görüşülen 485 sayılı Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Kanun Tasarısının 25 inci maddesi üzerine yaptığı konuşmada “Sanayide Kullanılan Elektrikten TRT Paylarının Kaldırılması” ile ilgili gündeme getirdi.
TRT’nin tarafsızlık ilkesini kaybettiğini ve AKP’nin yayın organı haline geldiğini iddia eden Kaycı; “Elektrik abonelerinden TRT payı alınmasının hiçbir haklı gerekçesi yoktur. TRT, tarafsızlık ilkesine bağlı ve objektif bir yayın organı niteliğini kaybetmiş, AKP’nin resmi yayın organı haline gelmiştir. O nedenle eğer TRT payı alınacaksa, bunun AKP’nin gelirlerinden kesilmesi en doğrusu olacaktır.
MHP olarak elektrik abonelerinden TRT payı alınması uygulamasının tümüyle kaldırılmasını öneriyoruz. Elektrik faturaları sanayicinin, çiftçinin ve esnafın en büyük maliyet unsuru olmuş, aile bütçesinde önemli bir harcama kalemi hâline gelmiştir.
Eğer elektrik maliyetini düşüreceksek, gelin elektrik bedelinden alınan TRT payını, fon payını, kaçak elektrik bedeli ve sayaç okuma parasını toptan kaldıralım. Vatandaş haraca bağlanmış gibi elektrik tüketimi üzerinden bir sürü fon, pay, vergi, hatta verginin vergisi alınmaktadır. Gelin önce bunları temizleyelim. İndirim yapılacaksa böyle yapılır.
Tasarıda, sanayiciden TRT payı alınmaması öngörülmektedir. Olumlu bir düzenleme ama sizlere soruyorum: Sanayici üretiyor da çiftçi üretmiyor mu? Sanayicinin maliyeti var da çiftçinin maliyeti yok mu? Zor şartlarda üretim yapan, istihdam sağlayan, ihracata katkı veren Türk çiftçisi neden üvey evlat muamelesi görüyor?
Çiftçi reel sektörün temelidir ama Hükûmet bunu hâlâ bilmemekte, hâlâ idrak edememektedir. Uygulanan yanlış politikalar, milletin efendisi çiftçilerimizi bankaların kölesi konumuna getirmiştir. Çiftçimiz on beş yılda 150 kat borca sokulmuştur. Borç tuzağına düşen ve borçlarını ödeyemez hâle gelen, artık sadece ihtiyaçlarını karşılamak için banka kredi kuyruklarında bekleyen çiftçilerimiz, alın teriyle ekmeklerini kazandıkları arazilerini haraç mezat satmak zorunda kalmaktadır.
Tarım sektörünün yapısal sorunlarını çözecek, tarımsal girdi yükünü azaltacak ve tarım sektörünü yeniden ayağa kaldıracak tedbirler mutlaka ve ivedilikle alınmalıdır. Tarımdaki gelir seviyesi, mutlaka ama mutlaka ülke ortalamasına çıkarılmalıdır. Her şeyin ötesinde çiftçimize daha fazla destek verilmelidir. Çiftçimize verilen her kuruşun fazlasıyla ülke ekonomisine geri döndüğü unutulmamalıdır.
Konya Ovası’nda geçtiğimiz günlerde etkili olan dolu yağışı birçok çiftçimizi çok zor duruma düşürmüştür. Çiftçimizin bin bir emekle zor şartlar içinde gece gündüz çalışarak yetiştirdiği mahsuller yağan dolunun etkisiyle tamamen mahvolmuştur.
Doğal afetten dolayı elde avuçta bir şeyi kalmayan çiftçilerimiz geçimini nasıl sağlayabilecek? Elektrik borçlarını, prim borçlarını, vergi borçlarını, kredi borçlarını nasıl ödeyebilecektir? Bakın, bir çiftçimiz “Her şeyimiz bitti, biz bu ektiklerimizle geçimimizi sağlıyoruz. Başka geçim kaynağımız yok. Büyüklerimiz bize yardım etsin. 400 bin lira borcum var. Ben nasıl ödeyeceğim? Araziyi satsam yine ödeyemem ve satsam da çocuklarım aç kalır. Bir tane ineğim vardı, sattım, çapa yaptırdım. Ben ne yapayım? Ben bittim. Akşam eve pide götürecek param kalmadı.” diyor.
Mağdur üreticilerimize muhakkak yardım eli uzatarak şefkat ve iyi niyet göstermelidir. Konyalı çiftçilerimiz kaderine terk edilmemeli, tarım sigortası yaptırmadı diye çiftçilerimizin hasarı göz ardı edilmemelidir. Çiftçimizin borçları faizsiz ertelenmelidir.” diye konuştu.

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık