Bir de Trabzon’a sor

23 Ağustos 2017

MHP’yi ele geçirmek için FETÖ destekli bir operasyon yapmak isteyenler, ülkücü iradenin ve sayın Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin sarsılmaz iradesine toslamışlardır. Kendilerine bu görevi verenlerin bu kadarla kalmayacağını ve yeni parti kurduracağını, bütün okuyucularım şahittir ki, daha işin en başında yazdık. Bunu yaparken, MHP’yi suçlayacaklarını ve özellikle sayın Genel Başkana saldıracaklarını da biliyor ve söylüyorduk. Geldiğimiz noktada bizi yanıltmadılar.

GÜVENSİZLİK VE PAZARLIK
Partiyi kimlerin kurdurduğu herkesin malumu, ama kimlerin ve nasıl kurduğuna biraz yakından bakmak gerekiyor. Yıldıray Çiçek kardeşim Meral Akşener ve Ümit Özdağ’ın sicilini ayrıntılı olarak ortaya döktü. Bizi asıl şaşırtan Koray Aydın’ın da bu yapıya katılmış olmasıdır. “Meral Akşener’in tüm faaliyetlerini FETÖ organize ediyor. Onların verdiği destek çok açıktır” diyen ve kendisini “dava nöbetinde bir ömür” diye tanımlayan Koray Aydın’ın, bu kervana katılması, aslında nasıl bir yapı oluştuğunu daha en başından belgelemektedir. Koray Aydın’ın bu sözlerini neyin karşılığında ve hangi pazarlıklara bağlı olarak yuttuğu ile ilgili, kulağımıza çok çarpıcı şeyler geldi. Genel merkez olacağı ilan edilen binanın nasıl kiralandığı, neyin karşılığında Koray Aydın’a teşkilat başkanlığı verildiği kısa zamanda gazetelerde olmasa da sosyal medyada paylaşılacaktır.Başka hiçbir şey olmasa dahi, bu kadarı yetmez mi? Güvensizlik ve pazarlık üzerinden kurulan bir partiden kime ne fayda gelebilir? 75 kişi olacağı açıklanan kurucular kurulunun da danışmanlar, akrabalar, yandaşlarla sınırlı kaldığını görmek bizi şaşırtmayacağını şimdiden söyleyelim.

  MHP’Yİ NİYE İKTİDAR YAPMADINIZ?
Koray Aydın’ın MHP’den ayrılması, söylediklerini yutması, pazarlıklar yapması kendi bileceği iştir. Ancak, yeni yerine giderken söylediklerini anlamak ve kabul edebilmek mümkün değildir. Kurduğu her cümle sorunlu, söylediği her laf problemlidir. Açıklamalara geçmeden önce, Koray Aydın’ın katılması ile iktidar olacaklarını zannedenlere sormak gerekmez mi, “bu kadar maharetiniz, bu kadar kapasiteniz, bu kadar potansiyeliniz vardı da, MHP’de bunu niye göstermediniz?Trabzon gibi milli duyarlılığı çok yüksek bir ilimizin birinci sırasından dahi milletvekili seçilememiş olmak, bir başarı ve üstün meziyet sayılıyorsa, bize söyleyecek laf kalmamıştır.

   KEŞKE AYNAYA BAKSAYDINIZ
Gelelim söylenenlerdeki akıl almaz çelişkilere. Koray Aydın, “Biz ülkücülerin mücadelesi, milletin ve devletin yüceltilmesi gayesinden ibarettir.” Diyor. Çok doğru ve haklı bir tespit, ancak devleti ve milleti yüceltmenin FETÖ organizasyonuyla nasıl mümkün olabileceğini de keşke anlatsaydı. Zira, bu oluşum için yola çıkanların FETÖ’den destek aldıklarını söyleyen de kendisidir. Devam ediyor Koray Aydın; “MHP ve ülkücü hareketin kuruluş ilkeleri ve ülküleri mevcut yönetim tarafından ne yazık ki terk edilmiştir. Gönül seferberliği ilkesinden vazgeçilmiş, sırf farklı adayı destekledikleri için partili kardeşlerimiz baba ocaklarından kovulmuş ve nihayet başkalarına gösterilen engin hoşgörü ülküdaşlarımızdan esirgenmiştir.” MHP ve ülkücü hareketin kuruluş ilkeleri ve ülkülerinin terk edilmemesi için FETÖ’ye teslim olmak mı gerekiyor? Sırf farklı adayı destekledikleri için baba ocağından kovulma iddiası doğru olsaydı, sizin çoktan MHP’den gönderilmiş olmanız gerekirdi sayın Aydın. Zira, bu partide sizden daha fazla farklı aday olarak ortaya çıkan olmamıştır. Buna rağmen değil kovulmak, milletvekili yapıldınız, birinci sıralara konuldunuz ve meclis başkanvekilliği gibi bir göreve uygun görüldünüz. Engin hoşgörünün ülküdaşlardan esirgendiğini söylerken, keşke önce aynaya baksaydınız. Engin hoşgörüyle partinin FETÖ’ye teslim edilmesini kat ediyorsanız, orada durup düşünmeniz gerekiyor.

KURULTAY TARLADA MI YAPILMALIYDI?
Olağanüstü Kurultay için yasa ve tüzükte belirtilen sayının 3 katı kadar imza toplanmasına rağmen kurultay yapılmadığını, ucube bir mahkeme kararıyla yolunuzun kesildiğini söylüyorsunuz. El insaf, kurultay kararı alan ve açıklayan bizzat sayın Devlet Bahçeli’dir. Her halde tarlada kurultay yapmayı kastediyorsunuz. Kusura bakmayın, ama MHP’yi bu durumlara düşürmek hiç kimsenin hakkı ve haddi değildir. Mahkeme kararının haklı ve doğru olabilmesi için sizin beklentinize, hesaplarınıza ve menfaatlerinize uygun karar verilmesi mi gerekiyor? O tür kararları verenlerin, neye ve kime hizmet ettiklerinin belgelenmiş olması, sizi hiç rahatsız etmiyor mu, sayın Aydın?

SİYASİ ÖMÜR BİTTİ
Dava nöbetinde bir ömür geçirdiğini söyleyenler şimdi ne diyecekler? Nerede kaldı dava? Yoksa ömür mü bitti? Allah size uzun ömür versin, ama bize göre asıl sebep siyasi ömrün bitmiş olmasıdır. Siz de MHP’ye artık bir yük olduğunuzu ve bu yükün daha fazla taşınamayacağını gördünüz ve dava-mava anında bitti. MHP’nin tek bir kişinin partisi haline getirildiğini söylemek, bu partiye oy verenlere de, milyonlarca ülkücü ve milliyetçiye de en hafif şekliyle saygısızlıktır. Tek bir kişinin partisi olmamanın şartı, partiyi size ve sizi yönlendirenlere teslim etmek midir?

SAVRULMA
Kurulacak yeni partiye destek vermek milli bir vazifeymiş. Cesaret ve atılganlık göstermek, yeni bir yol bularak, gerekirse demir dağı eritmek, aydınlık geleceğin mimarı olmak dememiş, Hiçbir çıkar ve hesap gütmüyormuş. Keşke bu kararlılığı, bu cesareti, bu atılganlığı, bu fedakarlığı MHP’deyken de gösterseydiniz. Demir dağları eritmekten vazgeçtik, sadece Trabzon’u geleceğin mimarı olacağınıza inandırsaydınız. Emin olun her şey çok başka olurdu. Her şey ortada sayın Aydın, içinde bulunduğunuz durum bir gereklilikten değil, bir hırs ve buna bağlı bir savrulmadan doğmuştur. Bu savrulmanın sizi götürdüğü yeri, daha önce, “Meral Akşener’in tüm faaliyetlerini FETÖ organize ediyor. Onların verdiği destek çok açıktır” diyerek, kendiniz tarif etmiştiniz. Tercih sizin, bize de “güle güle” demek düşüyor.(Orhan KARATAŞ)

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık